İnternet neden çalışmaz, hangi altyapı sorunları kesintilere yol açar? DNS, BGP ve CDN arızalarının perde arkasındaki teknik süreçleri ve kullanıcılar için pratik ipuçlarını bu rehberde bulabilirsiniz. Modern internetin kırılgan yapısını ve küresel kesintilerde nasıl hareket edileceğini öğrenin.
İnternet neden bugün çalışmıyor? Global DNS, BGP ve CDN arızalarında neler yaşanıyor ve internet kesintilerinin perde arkasında hangi süreçler işliyor? Bu makalede, internet neden çalışmaz sorusunun teknik ve pratik yanıtlarını, karmaşık altyapıdaki temel sorunları ve kullanıcılar için anlamlı ipuçlarını bulacaksınız.
Çoğu kişi interneti merkezi ve bütünleşik bir sistem olarak düşünse de, aslında küresel bir "internet merkezi" yoktur. İnternet; binlerce bağımsız operatör, veri merkezi, bulut platformu ve ana iletişim kanallarının gönüllü olarak trafik alışverişi yaptığı, ağların ağıdır. Her web sitesine eriştiğinizde, veriler cihazınızdan yerel ağa, oradan sağlayıcıya, ana kanallar üzerinden farklı bağımsız ağlara ve nihayetinde web sunucusuna veya bir içerik dağıtım noktasına ulaşır. Tüm bu yol, gerçek zamanlı olarak otomatik şekilde oluşturulur ve sürekli yeniden hesaplanır.
Kritik olan, internetteki tüm katmanlar uyumlu çalıştığı sürece ağın doğru işlemesidir. Bir katman çökerse, diğerleri çalışmaya devam etse de kullanıcı açısından "internet çalışmıyor" gibi görünür. Özellikle modern servislerin yüksek oranda merkezileşmiş olması, aynı altyapıyı kullanan binlerce site ve uygulama nedeniyle, tek bir hata milyonlarca insanı etkileyebilir.
Bazen internet bağlantınız var gibi görünür, ancak bazı siteler açılırken diğerleri hiç yüklenmez, uygulamalar bağlantı kuramaz veya mesajlaşma servisleri kararsızlaşır. Genellikle bu, sağlayıcı seviyesinin üzerinde bulunan altyapıdaki sorunlara işaret eder. Cihazınız IP adresi alır, veri paketleri gönderilir ve alınır, ancak web sitelerine erişim için gerekli olan rota veya adres çözümlemesi aşamalarından birinde hata yaşanırsa, "sonsuz yükleme" veya bağlantı hatasıyla karşılaşabilirsiniz.
Böyle kısmi aksaklıklar, genellikle yönlendirme mantığı veya adres çözümleme sistemleri ile ilgilidir. Mesela bazı yerel siteler açılırken uluslararası servisler açılmaz veya tam tersi. Çünkü veriler farklı yolları ve altyapı unsurlarını kullanır. Bu tip kesintilerde internet tamamen "çökmez", ancak parçalanır; bir kısmı erişilebilirken diğer bölümler izole olur ve kullanıcı için internet neredeyse işlevsiz hale gelir.
DNS (Alan Adı Sistemi), internetin görünmeyen ama kritik bir parçasıdır. DNS, bildiğimiz site adreslerini IP adreslerine çeviren küresel bir rehber gibi çalışır. DNS düzgün çalıştığında bunu fark etmezsiniz, ancak DNS arızaları internet bağlantısı varken sitelerin açılmamasının başlıca sebebidir.
Tarayıcıda bir site adresi yazdığınızda, önce DNS sunucusuna "Bu site nerede?" diye sorar. DNS cevap vermezse, hata döndürürse veya yanlış adres gönderirse, talep iletilemez ve kullanıcı "siteye erişilemiyor" mesajı alır. Oysa site sunucusu tamamen çalışıyor olabilir.
Küresel DNS arızaları özellikle tehlikelidir. Modern internet büyük DNS sağlayıcılarına ve bulut platformlarına bağımlı hale gelmiştir. Bir DNS düğümünde yapılandırma hatası, aşırı yüklenme veya güncelleme sorunu olursa, binlerce hatta milyonlarca site aynı anda "kaybolur". Dahası, DNS'in çok katmanlı önbellekleme sistemi yüzünden bazı kullanıcılarda siteler açılırken, bazılarında açılmaz. Bu da kaotik ve tahmin edilemez bir ortam yaratır.
DNS "adresleri" yönetirken, BGP (Border Gateway Protocol) verilerin internette hangi yolları izlediğini belirler. Büyük ağlar hangi rotaların erişilebilir olduğunu BGP ile birbirine bildirir. BGP, verinizin hangi ülkeden veya kıtadan hangi yolla gideceğine karar verir.
BGP sistemi güven ve otomasyona dayanır; tek bir kontrol merkezi yoktur. Büyük bir ağ yanlışlıkla "Bütün bu sitelere benim üzerimden erişebilirsiniz" diye yanlış bir rota duyurursa, tüm internet bu bildirime inanır ve veri ya ulaşılamaz bir noktaya gider ya da yanlış ağa yönlenir. Bu yüzden bir BGP arızası, ülkeleri veya kıtaları etkileyebilir. Sitelere erişim kesilmez, sadece doğru yol kalmaz.
Yapılandırma hataları ve otomatik güncellemeler en riskli durumlardır. Modern ağlar yazılımla yönetilir ve tek bir hata, birkaç dakika içinde tüm dünyada yayılabilir. Böyle zamanlarda internet "çökmüş" olmaz, ancak bağlantısallığını kaybeder ve izole parçalara ayrılır.
Haberlerde "dünya genelinde binlerce site çöktü" denildiğinde, sorun genellikle doğrudan sitelerde değil, onların kullandığı CDN (İçerik Dağıtım Ağı) ve bulut altyapısındadır. CDN'ler, sitelerin hızlı yüklenmesi, saldırılardan korunması ve yüksek trafiği karşılaması için kullanılır. Ancak, bu sistemler aynı zamanda internetin en hassas noktalarını oluşturur.
Günümüzde çoğu site tek bir sunucudan hizmet vermez; içeriği, kullanıcılara daha yakın olan küresel CDN noktalarından geçerek iletilir. CDN düzgün çalışıyorsa yükleme hızı artar ve sunucuya binen yük azalır. Fakat CDN ağında bir arıza olduğunda, siteler fiziksel olarak çalışsa bile kullanıcılar erişemez.
Ek bir risk ise konsantrasyondur. Binlerce servis aynı bulut platformlarını, koruma sistemlerini, DNS ve CDN'leri paylaşır. Bu, verimlidir ama altyapıyı "tekil arıza noktalarına" dönüştürür. Büyük bir ağda yaşanan bir hata; e-ticaret sitelerinden bankalara, medya kuruluşlarından mesajlaşma ve kurumsal servislere kadar her şeyi felç edebilir.
Popüler inanışın aksine, internet kimsenin "sahibi" değildir ve merkezi olarak yönetilmez. Tek bir sahibi, ana sunucusu veya kapatma düğmesi yoktur. İnternet, binlerce bağımsız sağlayıcı, operatör, veri merkezi, bulut platformu ve standart kuruluşunun anlaşmaları sonucunda var olur.
Her büyük ağ bağımsızdır; hangi trafiği kabul edeceğine ve hangi servisleri sunacağına kendisi karar verir. DNS ve BGP gibi protokoller yukarıdan aşağıya dayatılmaz; herkes aynı kuralları gönüllü olarak kabul ettiği için sistem işler. Bu, interneti küresel kılar ama aynı zamanda kırılganlaştırır.
"İnterneti yöneten" olarak görülen kurumlar aslında sadece koordinasyon görevi görür. Trafiği kontrol etmezler, interneti kapatamazlar; sadece adres, alan adı ve standart dağıtımıyla sistemin çökmesini önlerler. Gerçek kararlar ise dağıtık sistemler ve otomatik süreçlerle alınır.
Sonuç olarak, interneti doğrudan insanlar değil; karmaşık protokoller, algoritmalar ve ekonomik çıkarlar yönetir. Bu yüzden bir arıza olduğunda, kimse her şeyi anında düzeltemez; sorun genellikle onlarca bağımsız sistemin kesişiminde, her biri "doğru çalışırken" ortaya çıkar.
İlk bakışta internetin her yıl daha güvenilir olduğu düşünülebilir: Kanallar hızlı, veri merkezleri güçlü, otomasyon yaygın. Fakat paradoksal biçimde, artan karmaşıklık sistemi daha az dayanıklı kılar. Bu yüzden son yıllarda küresel internet arızaları daha sık ve geniş çaplı hale gelmektedir.
İnternet büyümeye ve gelişmeye devam ediyor, ancak giderek daha hassas ve sistemsel arızalara açık bir yapıya bürünüyor. Tamamen önlemek mümkün olmasa da, hasarın etkisini azaltmak ve hızlı toparlanmak için hazırlıklı olmak gerekiyor.
Genel internet arızalarında en zoru, sorunun sizde mi yoksa herkeste mi olduğunu anlamaktır. Kullanıcılar genellikle modemlerini yeniden başlatır, kablo değiştirir, sağlayıcıya yazar; ancak çoğu zaman sorun evin çok ötesindedir.
Küresel internet arızaları rastlantı ya da "internetin sonu" değildir; ağın karmaşıklığının doğal bir sonucudur. Modern ağlar daha hızlı, konforlu ve kapsamlı, ama aynı zamanda daha kırılgan ve birbirine bağımlı hale geldi. DNS, BGP veya CDN'deki tek bir hata, binlerce servisi kısa süreliğine erişilemez kılabilir.
İnternet hiçbir zaman tamamen "çökmez", fakat bağlantısallığını kaybedebilir. Altyapının nasıl çalıştığını anlamak, bu tür durumlarda sakin kalmanıza yardımcı olur. Dijital dünya karmaşıklaştıkça, yerel arızayla küresel kesintiyi ayırt etmek ve gereksiz yere panik yapmamak giderek daha önemli hale geliyor.